Telefon
WhatsApp
Kürt Edebiyatçılardan kritik 'Zazakî' uyarısı

Dil bilimciler ile dil çalışmalarının aktivistleri Türkiye’de ana dillere yönelik uygulanan güvenlikçi ve yasakçı politikaların etkisiyle birçok dil ve kültürün zamanla ortadan kalktığı ya da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu zaman zaman dile getiriyor. Bu dillerden biri de Kürtçe. Özellikle Kürtçenin Zazakî (Dimilkî) lehçesinin az sayıda kişi tarafından konuşulması nedeniyle UNESCO tarafından tehlike altındaki diller arasında yer alıyor. Zazakî (Dimilkî) lehçesi; yoğun olarak Dersim, Erzincan, Varto, Hınıs, Bingöl, Diyarbakır ve Siverek gibi bölgelerde konuşuluyor. Daha çok ileri yaş grupları tarafından konuşulan bu lehçenin genç kuşaklar arasında kullanımının oldukça sınırlı seviyelerde.

Anadilin önemi ve dillerin yaşatılması için kamusal alanda kullanımının etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kürt Edebiyatçılar Derneği Eşbaşkanı Hacı Özkal ile şair Erol Koçer, Zazakî (Dimilkî) lehçesinin korunmasına yönelik yapılabilecek çalışmalara değindi.

“Gençler arasında kullanım azalıyor”

Zazakî’nin (Dimilkî) kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkal, bu alanda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirterek dilin kimliğin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Özkal, UNESCO’nun Zazakî’nin (Dimilkî) yok olma tehlikesi altında olduğunu belirttiğini ifade ederek, gençler ve çocuklar arasında dilin kullanımının giderek azaldığını dile getirdi. Özkal, aile içinde ve günlük yaşamda Zazakî’nin daha fazla kullanılmasının önemine işaret ederek şunları söyledi:

“UNESCO, Zazakî-Kirmanckî lehçesinin yok olma tehlikesinin olduğunu söylüyor. Çünkü yaşı büyük olanlardan ziyade, genç ve çocukların Zazakî lehçesini sahiplenmemesinden ve konuşmamasından kaynaklı dil yok oluyor. 20 yıl içerisinde Zazakî'nin konuşulmayacağı tehlikesi var. Bu salonda 50 kişi varsa 30-40 kişi Zazadır. Ama bunlardan kaçı kendi dili ile konuşuyor? İnsanlar köyden şehre geldikleri zaman dilleri Türkçe oluyor. Karşılarına bir Kurmanc çıktı mı ikinci dilleri Kurmancî oluyor. Zazakî ise üçüncü dilleri oluyor. O yüzden Zazalar bunu iyi bilmeliler ki eğer dilleri biterse onlar da biter. Zazalar ve Kurmanclar kendi vicdanlarını sorgulasınlar. Zazakî dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayken biz çocuklarımızla, aile bireylerimizle kendi dilimizi konuşmalıyız. Kendi dilimizden şarkılar söylemeliyiz. Çocuklar da kendi dillerini bilsin, onunla yaşasın”

“Dil kurumlarının çoğaltılması gerekiyor”

Dilin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için kurumsal çalışmaların artırılması gerektiğini belirten Özkal, dil kurumlarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

“Bizler dil kurumlarını çoğaltıp ve yoğun çalışmalar yürütmeliyiz. Bu dili torunlarımıza ve çocuklarımıza miras olarak bırakacağımız için onları da o bilinçle yetiştirmeliyiz. Bu süreç bizim dilimiz için varlık yokluk sürecidir. Eğer bunu iyi anlarsak, insanları kendi diliyle yaşatabiliriz. Ama bu bilince sahip değilsek ve üstümüze düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmezsek 20-30 yıl sonra yok olacağız. Bu tehlikeye razı olmayan Zazalar da Kurmanclar da dillerine ve kimliklerine sahip çıksınlar ve dilleriyle yaşasınlar"

“Dil günlük yaşamda kullanılmalı”

Dil üzerine yaptığı çalışmalardan söz eden şair Erol Koçer ise Zazakî (Dimilkî) üzerine bir sözlük hazırlamayı hedeflediğini söyledi. Dilin yaşaması için günlük yaşamda konuşulmasının önemli olduğunu belirten Koçer, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nden dil konusunda da beklentilerinin olduğunu söyledi. Koçer, "Dilimizin tanınması gerekiyor. Dilimiz kaybolursa bizde kayboluruz. Dil temel haktır. Bu hakkın tanınması gerekiyor" diye konuştu.

(Kaynak: MA)

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği