Telefon
WhatsApp
Kol kıran polise indirim, kolu kırılana ceza hukuku / Mahmut ORAL'ın haberi

Diyarbakır’da “1 Aralık 2023 tarihinde, Sur ilçesi Gazi Caddesi’nde park yeri için izin istediği polisle yaşadığı tartışma sonrasında yaşanan şiddet olayında kolu üç yerden kırılan avukat Hakim Marol ve şiddet uygulayan 2 polis hakkında açılan ceza davasına, Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Oturuma, darp edilen Marol’un avukatları Mehdi Özdemir ile Sidar Eneş’in yanı sıra, sanık polisler Mesut Tekgöz ile Orhan İspir ve avukatları Muhammed Aşkım Kaya katıldı.

Oturumda söz alan sanık polis Tekgöz, İspir ve avukatları, gelinen aşamada savcılığın sunacağı esasa dair görüşün ardından savunma yapacaklarını belirttiler. Avukat Özdemir ve Eneş de aynı yönde açıklama yaptı.

Ardından söz verilen savcılık, esasa dair görüşünü mahkemeye sundu. Savcı görüşünde, incelenen video kayıtları, geçici ve kesin doktor raporları ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirdiğini belirtti. Marol’un olay tarihinde polislere karşı mukavemet eyleminde bulunduğunu ve “size göstereceğim, siz bittiniz, sizinle uğraşacağım” sözleriyle de tehdit ettiğini ileri sürdü. Savcı Marol’un TCK 265/1 maddesinde düzenlenen “Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü uyarınca ve TCK 43/2 uyarınca söz konusu suçu birden fazla kişiye karşı işlediği için dörtte üç oranında artırılmasını ve ayrıca TCK 53-1 maddesi uyarınca da kamu haklarından men edilmesini istedi.

Savcı sanık polis Orhan İspir’e ilişkin görüşünde ise Marol’un diğer sanık Tekgöz’ün kolunu ve yakasını tuttuğunu ileri sürdü. İspir’in, onun bu eylemine son vermek için müdahale ettiğini, bu esnada görevin gerektirdiği zor kullanma yetkisi sınırını aştığını ve böylelikle basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilemeyecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığını belirtti. Ancak eylemin haksız tahrik altında işlendiğini öne sürdü.

İspir hakkında TCK 86/1 maddesinde üç yıla kadar hapis cezasıyla düzenlenen “kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü uyarınca hapsini, ayrıca aynı maddenin 3 maddesinin d fıkrası uyarınca “kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüyü kullanması” nedeniyle yarı oranda artırılmasını istedi. TCK 87/3 maddesi uyarınca da sanık polis İspir’in cezasının “kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır” hükmü uyarınca da yarıya kadar artırılmasını talep etti. Bu ceza taleplerine karşın savcının TCK 29/1’de düzenlenen haksız tahrik indirimi uyarınca sanığa uygulanacak cezanın dörtte üç oranında indirim istemesi dikkat çekti. Savcı aynı polis hakkında da kamu olanaklarından men edilmesini de istedi.

Savcı diğer sanık polis Tekgöz hakkındaki görüşünde ise olay esnasında Marol’un yaralanmasına neden olacak şekilde, görevinin gerektirdiği zor kullanma yetkisi sınırını aşan ber eyleminin bulunmadığını belirterek, beraatini talep etti.

Taraflar savcının görüşüne karşı savunmalarını hazırlamak üzere mahkemeden süre talep etti. Talepleri kabul eden mahkeme, oturumu ileri bir tarihe erteledi.

Söz konusu olay yaşandığında Diyarbakır’da çok büyük tepki gelişmişti. Yargılamanın önceki aşamalarında sanık polisler, mağdur avukatla ilgili akılalmaz tezler ileri sürmüştü. Bu iddialarından biri “zaten kolunun daha önceden kırık olduğu” gibiydi. Ancak daha sonra yansıyan kamera görüntüleri, hastane yazışmaları ve doktor raporları bu uçuk iddianın bir yalandan öteye geçmediğini ortaya koymuştu.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği