Kamu Emekçileri iş bıraktı: "Geçinemiyoruz, iş bırakıyoruz"
KESK, TÜİK’in (Türkiye İstatik Kurumu) açıkladığı enflasyon oranlarını gerçek dışı bulduğu memur zammına tepki olarak, ülke genelinde birçok şehirde, bir günlük iş bıraktı. Diyarbakır’da yapılan basın açıklamasında ise, emekçiler "Geçinemiyoruz" diyerek, insanca yaşam koşulları ve ek zam talebinde bulundu.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığını söyleyerek, memur maaşlarına yapılacak zammı protesto amacıyla Türkiye genelinde iş bıraktı. Birçok kentte eş zamanlı basın açıklamaları yapılırken, Diyarbakır’da KESK Şubeler Platformu, Şeyh Said (Dağkapı) Meydanı’nda bir araya geldi. “Geçinemiyoruz, iş bırakıyoruz; ek zam hemen şimdi!” pankartının açıldığı açıklamada “Biji berxwedana karkeran”, “Savaşa değil emekçiye bütçe” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. Basın metnini Eğitim Sen 2 No’lu Şube Eş Başkanı Duygu Özbay okudu.
KESK Amed Şubeler Platformu adına basın metnini okuyan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Eş Başkanı Duygu Özbay, şunları söyledi: “Üretimden gelen gücümüzü kullanarak, hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün iş bıraktık. Bize ‘Neden iş bırakıyorsunuz?’ diye soranlara cevabımız nettir: Yıllardır geçinemiyoruz, yoksullaşıyoruz ve uyarılarımız duyulmuyor.
Türkiye, resmi verilere göre bile dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri. Gıda, kira ve eğitim enflasyonunda AB (Avrupa Birliği) ve OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkeleri arasında açık ara birinci durumdayız. Buna rağmen maaşlarımız, hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminlerine ve gerçek enflasyonu yansıtmayan TÜİK verilerine göre artırılıyor.
5 Ocak’ta açıklanan verilere göre maaşlarımızın yüzde 18,6 artacağı söylendi ancak bunun içinde enflasyon farkı da var. Gerçekte ortalama artış sadece yüzde 12,5. Buna karşın ulaşım, sağlık katılım payları, köprü ve otoyol geçişleri gibi temel kalemlere yapılan zamlar çok daha yüksek. Kiralara yapılan zam ise maaş artışının neredeyse üç katı. Tablo ortada: Aralıkta 55 bin TL maaş alan bir memur 25 bin TL kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı 66 bin TL’ye çıkarken kira 33 bin 720 TL’ye yükseldi. Yani verilen artış zaten kiraya gitti. Üstüne gelir vergisi dilimleriyle maaşlarımız daha da eriyecek. Bu durum yeni değil. ‘Toplu sözleşme’ süreci yıllardır danışıklı dövüşe dönüşmüş durumda. Hakem Kurulu işverenin noterine dönüştü. Yandaş konfederasyonlar ise önce karşı çıkıp sonra masaya oturarak bu tablonun oluşmasına katkı sundu.
İktidar sözcüleri ‘Enflasyona ezdirmedik’ dese de veriler bunun tam tersini gösteriyor. 10 yıl önce en düşük maaşla 17 çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor. Kiralar maaşın dörtte biriyken bugün yarısını aşmış durumda. Emekli aylıkları asgari ücretin altına düştü. En düşük memur emeklisi ilk kez açlık sınırının altında kaldı. Bize ‘kaynak yok’ deniliyor. Oysa sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kimlere aktarıldığıdır. Toplanan her 100 TL verginin büyük kısmı faize, teşviklere, savunma harcamalarına ve hazine garantilerine gidiyor. Yoksullukla mücadele, hukuk, tarım ve sosyal desteklere ayrılan pay ise yok denecek kadar az.
Bu nedenle taleplerimiz nettir:
Ocak ayından itibaren ek %20 artış
İlave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması
3600 ek gösterge, mülakatın kaldırılması ve ek ödemenin emekliliğe yansıtılması
Grevli toplu pazarlığın önündeki engellerin kaldırılması
En düşük kamu maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması
Kira, kreş ve yol desteği sağlanması."
Açıklama sloganlarla son buldu.




Benzer Haberler
‘Kobanê’de insani kriz derinleşiyor’
Diyarbakır emniyetine EYP’li saldırı
Diyarbakır’daki otellerde fuhuş ve hastalık operasyonu. Yüzlerce erkek risk altında!
İHD Diyarbakır: “Kuzey ve Doğu Suriye’de siviller büyük tehdit altında”
Ahmet Türk: Halep'teki olaylar süreçle ilgili de umutlarımızı kırdı
Kayıp yakınları Hrant Dink’i andı
Diyarbakır'da düzenlenen Mezopotamya Su Forumu’nun sonuç bildirgesi açıklandı
Kamu Emekçileri iş bıraktı: "Geçinemiyoruz, iş bırakıyoruz"