Kadınlar Diyarbakır’da 11. Yargı Paketine tepki gösterdi
Kadın örgütleri, Diyarbakır'da “Kadın katillerini koruyan yargı düzenlemelerine karşıyız” diyerek 11. Yargı Paketi’nin geri çekilmesi, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konulması ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması çağrısında bulundu.
SurAjans/Diyarbakır
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), ve Diyarbakır Şiddetle Mücadele Ağı, 11. Yargı Paketi kapsamında cezaevinden tahliye edilen Okay Gür’ün Rojda Yakışıklı’yı katletmesine tepki göstererek, Diyarbakır Adliyesi önünde, basın açıklaması gerçekleştirdi. İnfaz indirimleri ve erken tahliyelerin kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği belirtilerek,iktidarın cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiği ifade edildiği açıklamaya, kadın örgütler, belediye eşbaşkanları ve kadınlar katıldı. Basın metnini Rosa Kadın Derneği Başkanı Suzan İşbilen okudu.
Türkiye’de her geçen gün artan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet karşısında iktidarın sessizliğini koruduğunu söyleyen Suzan İşbilen, "İktidarın belirli aralıklarla gündeme getirdiği yargı paketleri ve infaz düzenlemeleri kadın katillerine ve şiddet faillerine denetimli serbestlik yoluyla tahliye edilmenin önü açmaktadır" dedi.
Bir kadının yaşam hakkını elinden alan bir failin, “Nasıl olsa az yatar çıkarım” düşüncesinin potansiyel katilleri cesaretlendirdiğini ifade eden İşbilen, "2025 yılının ilk 11 ayında, 349 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Bu ölümlerin 267’si doğrudan cinayet, 82’si ise kayıtlara "şüpheli ölüm" olarak geçmiştir diye konuştu.
Kadınların %63,9’u kendi evlerinde; eşleri, babaları, kardeşleri veya evlatları gibi en yakınlarındaki kişiler tarafından hayattan koparıldığını belirten İşbilen,"Katledilen kadınların %45’i, 19–35 yaş aralığındaki genç kadınlardan oluşmaktadır. Yerelde, bu durum daha da vahimleşmektedir. Amed’de, 2025 yılında 18 kadın cinayeti işlenmiş ve en az 8 şüpheli ölüm tespit edilmiştir. Bu rakamlarla 2025 yılı, ilimizde kadınların en çok katledildiği yıl olarak kayıtlara geçmiştir" diye konuştu.
Kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyleyen İşbilen, "Diyarbakır’da henüz 18 yaşında katledilen Sümeyye Durgun’un cansız bedeninin bir çöp poşeti içinde bulunması, ataerkil zihniyetin kadına yaklaşımının en acı sonuçlarından sadece bir tanesidir. Oysa yapılması gereken, kadının yaşam hakkını amasız ve fakatsız bir şekilde korumak ve savunmaktır. Yine İçimizi acıtan ve yine Diyarbakır’da yaşanan somut bir gerçeklik de şudur: 11. Yargı Paketi kapsamında tahliye edilen Oktay Gür, cezaevinden çıkar çıkmaz ilk iş olarak Rojda Yakışıklı’yı katletmiştir. Rojda’nın, cezaevinden yalnızca üç gün önce tahliye edilen bir erkek tarafından öldürülmesi; infaz indirimleri ve erken tahliye politikalarının kadınların yaşam hakkı üzerindeki yıkıcı etkisini açıkça göstermektedir. Kadın kurumları bu risklerin oluşabileceğine dair defalarca uyarıda bulunmuş olmasına rağmen söz konusu paket yürürlüğe girmiştir. Sonuçta bir yaşam daha hayattan koparılmıştır. Eğer fail yargı paketi kapsamında serbest bırakılmamış olsaydı, Rojda bugün aramızda olacaktı" dedi.
Cezasizlık politikalarının, kadın karşıtı politikalar ile sınırlı olmadığını söyleyen İşbilen, "Bölgedeki özel savaş politikalarının sonucunda; uyuşturucu kullanımı yaygınlaşmış, çeteleşme, fuhuş ve toplumsal çürüme belirtileri kadınlar ve gençler için büyük bir tehlike boyutuna ulaşmıştır.2025 yılı bütçesin büyük bir kısmının savaşa ayrılması; derin yoksulluk yaşayan başta kadınlar olmak üzere toplumu, açlık ve yoksulluğa mahkûm etmekte, işsizliğin yarattığı boşluk ve umutsuzluk gençler arasında, gelecek kaygısı ve intihar vakalarını da artırmaktadır" diye belirtti.
Adalet ve toplumsal düzenin torba yasalarla sağlanamayağını dile getiren İşbilen, şiddeti durdurmanın en etkili yöntemleri şu sekilde açıkladı:
• Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak, zihniyet dönüşümünü sağlayacak çalışmalar yapılmalı ve toplumsal barış tesis edilmelidir.
• Kadını koruyan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
• İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe konulmalıdır.
• 6284 sayılı Kanun etkin bir biçimde uygulanmalıdır.




Benzer Haberler
‘Kobanê’de insani kriz derinleşiyor’
Diyarbakır emniyetine EYP’li saldırı
Diyarbakır’daki otellerde fuhuş ve hastalık operasyonu. Yüzlerce erkek risk altında!
İHD Diyarbakır: “Kuzey ve Doğu Suriye’de siviller büyük tehdit altında”
Ahmet Türk: Halep'teki olaylar süreçle ilgili de umutlarımızı kırdı
Kayıp yakınları Hrant Dink’i andı
Diyarbakır'da düzenlenen Mezopotamya Su Forumu’nun sonuç bildirgesi açıklandı
Kamu Emekçileri iş bıraktı: "Geçinemiyoruz, iş bırakıyoruz"