Telefon
WhatsApp
İran’a emperyalist müdahalenin arifesinde değişen dengeler ve yeni denklemler

Planın uygulayıcıları her zamanki gibi egemen devletler ve onların Ortadoğu’daki ortakları. Varlığını Kürtlerin haklarının gasp edilmesi üzerine kuran ve Kürtlere her daim asimilasyon dayatan güçlerin devreye koyduğu yeni planın sahadaki uygulayıcıları ise DAİŞ ve HTŞ grupları.

El Kaide ile başlayıp IŞİD ile devam eden köktendinci selefi gruplar eliyle Esad yönetimi devrildikten sonra Şam’da ABD-İsrail başta olmak üzere emperyalist ülkelerin çıkarlarına uygun yeni hükümet kuruldu. İran eksenindeki Esad Suriye’sinin yerine kurulan geçici hükümete verilen ev ödevlerinin karşılığında uluslararası yaptırımları kaldıran emperyalist odaklar, haliyle yeni süreçte Kürtlerle kurdukları “müttefiklik” ilişkisinin miadını doldurduğunu belirterek Kürtlere sırt çevirdiler.

ABD emperyalizminin Kürtlere yaklaşımında yaşanan politika değişikliğinin IŞİD ile mücadele kapsamında taktiksel bir değişim olduğu belirtiliyor. Eski ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, ABD'li yetkililerin Kürtlere aralarındaki ilişkinin “geçici, taktiksel ve IŞİD’in yenilmesine dayalı ortak çıkarlar üzerine kurulu olduğunu her zaman açıkça söylediğini" belirtti.

Jeffrey, “Ahmed Şara ortaya çıkıp IŞİD’e karşı uluslararası savaşa katılma iradesini gösterdiğinde, Suriye’deki ortaklarımız Ahmed Şara ve DSG olmak üzere ikiye çıktı. Ayrıca, 2254 sayılı karara olan bağlılığımızın yanı sıra, İsrail dışındaki tüm bölge ülkeleri Suriye’nin birleşmesi gerektiğine inanıyordu ve Şam’ı destekledi. ABD bu denklemin dışında değildir ve Ahmed Şara ile iş birliği yaparak aynı politikayı desteklemektedir" ifadeleriyle IŞİD ile mücadelede Şara alternatifinin değerlendirildiğini açıkça söylüyor.

Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallerine saldırıda IŞİD armaları ile boy gösterenlerden ve Rakka el değiştirdiğinde IŞİD bayrağının dalgalanmasından Şara’nın IŞİD ile ne kadar mücadele edeceği ortada iken Jeffrey hala bu cümleleri kurabiliyor. Aslında artık meselenin IŞİD olmadığı da açıkça ortaya çıkmış oluyor. Zaten bu durum IŞİD’ten devşirilen birine Şam’ı teslim etmelerinden de ziyadesiyle anlaşılıyordu. ABD’nin ne IŞİD ne de aynı zihniyetten gruplarla pek bir derdinin olmadığı da açık. Önemli olan o anki konjonktürde kimin ABD’nin işine yarayıp yaramayacağında düğümleniyor tüm mesele. İran’a müdahalenin arifesinde Şii bloku zayıflatacak her hamle kimden gelirse gelsin ABD ve İsrail’in işine gelecektir. Haliyle ABD ve İsrail açısından Suriye’de kendileri açısından esas olan durum tali plana düşmüş ve odak noktası değişmiştir. O yüzden Suriye’de Kürtlerin gözden çıkarılması ya da görmezden gelinmesi ABD çıkarları açısından üzerine çokça düşünecekleri bir mesele değildir. Haliyle emperyalist çıkarlar açısından artık yeni dengeler ve yeni denklemler gündemdedir.

Kürtlere karşı Halep’te başlayan ve sonrasında Fırat’ın Batısı ve devamında Fırat’ın batı yakasını da için alan bir saldırı dalgasının başlatılmasının İsrail ile Şam hükümetinin Paris’te yaptığı anlaşmanın ardından gelmesi de tesadüf değil.

Suriye sahasında at koşturan emperyalist güçler ve egemen devletler İran ve Rusya etkisinin kırıldığı yeni bir Suriye Arap Devleti’nde kökten dinci bir anlayışla hareket eden gruplara Dürziler, Aleviler ve şimdi de Kürtleri yem etmiş durumdalar. Ancak Kürtlerin Ortadoğu coğrafyasında kolay lokma olmadığının da gayet farkındalar.

Kürtler Arap yoğunluklu bölgelerden kendi bölgelerine çekilmek zorunda bırakıldılar ve direniş kararı aldılar. Sonrasında 4 günlük ve ardından 15 günlük ateşkes kararları geldi. Uluslararası planda yeni bir komplo ile karşı karşıya bırakılan Kürtler açısından Suriye sahasındaki tablo ciddi bir değişime uğradı. Ancak Kürtlerin ulusal birliğinin sağlanması açısından da önemli bir duygudaşlık oluştu. Kobani ve Haseke için yapılan çağrılara verilen yanıtlar ulusal birliğin sağlanmasına katkı sunuyor. Kürtlerin Ortadoğu coğrafyasındaki varlığının biricik güvencesi ulusal birliğini sağlamasıdır.

Kürtler Ortadoğu coğrafyasının içinde debelendiği aşiretçilik, gericilik ve milliyetçilik batağında çok kültürlülüğe saygılı demokratik, çoğulcu bir model inşasında iken, köktendinci selefi gruplar eliyle yok edilmeye çalışılıyor. Emperyalist çıkar odaklarının Ortadoğu için demokratik yönetimlerden ziyade kendilerine hizmet eden despotik yapılarla iş tuttuğunu bilmeyen kalmadı. Haliyle Suriye’de HTŞ grupları eliyle İran’a karşı mezhepçi bir yaklaşımla hareket edecek bir aparat ABD-İsrail ve egemen devletler için daha kullanışlıdır. Ortadoğu’da etkisi kırılmış, parçalanmış, güçten düşürülmüş, mecalsiz bırakılmış bir İran için devreye konulan yeni plana alet olmayan Kürtler ile de ABD emperyalizminin yolları ayrılmıştır.

Kürtler için Kurtlar sofrasında yem olmaktan kurtulma noktasında ulusal birlikten başka çıkar yol yoktur. Kürtlerin acil olarak ulusal bir kongre toplaması ve Tüm Kürtlerin haklarını koruyacak kurumsal bir yönetim mekanizmasının ortaya çıkarılması ertelenemez bir görevdir.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği