İHD Marmara Bölgesi raporu: 3 ayda bin 326 hak ihlali
İHD, Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan raporunu açıkladı. Raporda, cezaevlerinde devasa boyutlara ulaşan sorunlara karşı tutsak ve tutsak aileleriyle dayanışma çağrısında bulundu.
SUR AJANS - Marmara Bölgesi cezaevlerindeki 3 aylık hak ihlalleri raporunu açıklayan İHD, cezaevlerinde çok sayıda hak ihlalinin yaşanmaya devam ettiğini belirterek hazırladıkları rapor, “Hapishanelerde yaşanan ve devasa boyutlara ulaşan sorunlar karşısında mahpuslarla ve mahpus aileleri ile dayanışma çağrımızdır” mesajını verdi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Ekim, Kasım, Aralık ayını kapsayan “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu”nu İstanbul Beyoğlu'nda bulunan dernek binalarında yapılan basın toplantısıyla açıkladı. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda, raporu İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri ve İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin okudu.
3 AYDA BİN 326 HAK İHLALİ TESPİT EDİLDİ
2025 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarında 16 cezaevinden kendilerine başvuruların olduğunu belirten Gülseren Yoleri, toplam 47 başvuru aldıklarını ifade ederek, “Bu başvuruların 10'u kadın, 35’i erkek, 2’si LGBTİ ve 12’i adli, 35’i politik, 3’ü yabancı uyruklu mahpuslar tarafından gerçekleştirilmiştir” dedi. Derneklerine yapılan başvurular ve basın taraması yoluyla 3 aylık sürede toplamda bin 326 hak ihlalinin tespit edildiğini vurgulayan Gülseren Yoleri, hak ihlallerinin alanlarına göre dağılımlarını da belirlediklerini ifade ederek, adalete erişim ihlali 6, iletişim hakkı-tecrit ihlali 314, yaşam hakkı ihlali 6, işkence ve kötü muamele ihlali 283, haksız tutukluluk- infazda eşitlik ilkesine aykırılıklar 62, sağlık hakkı ihlali 168, açlık grevleri ihlali 2, beslenme ve temel ihtiyaçlara erişim ihlalinin 153 olduğunun altını çizdi.
SÜREÇ CEZAEVLERİNİ ETKİLEMEDİ
İletişim ve tecridin arttığını söyleyen Gülseren Yoler, yüksekli güvenlikli cezaevlerinin bu nedenle yapıldığını söyledi. Cezaevlerinde tüm tutukluların haklarının ihlal edildiğini vurgulayan Gülseren Yoleri, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının da çok sayıda tutuklunun infazının ertelediğini vurguladı. Gülseren Yoleri, “Özellikle ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ adıyla yürüyen süreçte hapishane idareleri tarafından kendilerine yönelik ayrımcı, yok sayan, tehditkar ve rencide edici tavır ve davranışlarda artış olduğunu ve bunu anlamakta zorluk çektiklerini ifade etmektedirler” dedi.
‘HAK İHLALLERİNİN ÖNLENMESİNİ AMAÇLIYORUZ’
Raporlarla hak ihlallerinin önlenmesini istediklerini söyleyen Gülseren Yoleri, “Sonuç olarak; her raporumuzda belirttiğimiz üzere, raporumuz, sadece derneğimize yapılan sınırlı başvuruları ve basın taraması yoluyla elde edilen verileri kapsamaktadır. Hapishanelerdeki sorunların, ihlallerin ve keyfi uygulamaların çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Yine her raporumuzda dediğimiz gibi; İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu olarak, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini sadece bilgi sunmak için rapor haline getirmiyoruz. Esas olarak meselelere yetkililerin ve kamuoyunun dikkatini çekerek hak ihlallerinin önlenmesini amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DAYANIŞMA ÇAĞRISI’
Gülseren Yoleri, sözlerini şöyle tamamladı: “Biliyoruz ki, sunduğumuz bu üç aylık hak ihlalleri raporu, Marmara bölgesi hapishanelerinden bize ulaşan hak ihlallerini kapsamakla birlikte, genel durumu anlamamıza yarayacak verileri içermektedir. Ve hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri sadece mahpusların mücadelesi ile değil dışarıdan yürütülecek mücadelenin desteği ile önlenebilir. İçeridekilerin küçük de olsa sesi olabilmek ve duyarlılık yaratmak için sorunları görünür kılmak amacıyla hazırladığımız bu rapor, aynı zamanda, hapishanelerde yaşanan ve devasa boyutlara ulaşan sorunlar karşısında mahpuslarla ve mahpus aileleri ile dayanışma çağrımızdır."
ÇOK SAYIDA HAK İHLALİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ
İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin ise cezaevlerinde yaşanan çok sayıda hak ihlalini örnek vererek, tutuklular Abdulkadir Tatlı, Jiyan Talat, Sezai Aksu’nun cezaevlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi.




Benzer Haberler
Amedspor’dan bağış kampanyası
Diyarbakır’dan Kobani için yola çıkan 25 tır 3 gündür bekletiliyor
Öcalan’ın 90’lı yıllarda ABD’li bir gazeteciye verdiği röportajın ikinci bölümü
Mazlum Abdi: Temel görevim Kürt ulusal birliği için çalışmak
Diyarbakır’dan Kobani’ye giden yardımların önündeki engeller kaldırılsın
SDG ile Şam arasındaki anlaşmanın detayları
DEM Parti: Rojava’nın iradesi esastır
Temel: Anlaşmayla Kürtlerin kazanımları statüye kavuşmuştur