Telefon
WhatsApp
Göç yolları tehlikede: BM raporu göçmen türlerde alarm veriyor

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Dünya Koruma İzleme Merkezi (UNEP-WCMC) tarafından hazırlanan “Dünyadaki Göçmen Türlerin Durumu: Ara Rapor 2026”, kıtalar ve okyanuslar arasında uzun mesafeler kat eden hayvanların karşı karşıya olduğu tehditlere ilişkin güncel verileri ortaya koydu. Rapora göre, Göçmen Türlerin Korunmasına İlişkin Sözleşme (CMS) kapsamındaki türlerin yaklaşık dörtte biri küresel ölçekte tehdit altında bulunuyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) güncellenmiş değerlendirmeleri, bu türlerin yüzde 24’ünün hassas, tehlike altında veya kritik derecede tehlike altında kategorilerinde yer aldığını gösteriyor.

Raporda ayrıca CMS kapsamında korunan göçmen türlerin yüzde 49’unun popülasyonunun azalma eğiliminde olduğu belirtiliyor. Bu oran 2024 yılında yüzde 44 olarak kaydedilmişti. UNEP-WCMC Koruma Başkanı ve raporun başyazarı Kelly Malsch, IPS’e yaptığı değerlendirmede göçmen türlerin karşı karşıya olduğu en büyük iki tehdidin aşırı sömürü ile habitat kaybı ve parçalanması olduğunu belirtti. Malsch, “Göçmen hayvanların popülasyonları alarm verici bir hızla azalıyor. Sadece iki yıl içinde gerileme oranlarının artması daha güçlü ve koordineli koruma adımlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor” dedi.

Rapora göre, son değerlendirmeden bu yana 34 türün risk kategorisi değişti. Bunlardan 26’sı daha yüksek tehdit kategorilerine geçti. Özellikle kıyı kuşlarının durumunun hızla kötüleştiği belirtiliyor. Habitat tahribatı, iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle 18 kıyı kuşu türü daha yüksek tehdit kategorilerine alındı. Araştırma ayrıca Afrika-Avrasya göç yolu üzerindeki yırtıcı kuşlar, tatlı su balıkları, köpekbalıkları ve vatozlarda da ciddi popülasyon düşüşleri olduğunu ortaya koyuyor.

Raporda, göçmen türlerin karşı karşıya olduğu tehlikenin çarpıcı bir örneği olarak ince gagalı yağmurcun kuşunun küresel ölçekte yok olduğu belirtiliyor. 1995 yılından bu yana doğrulanmış bir gözlem yapılmayan tür artık resmi olarak nesli tükenmiş kabul ediliyor. Uzmanlar göçmen hayvanların yaşam döngüsünün farklı ülkelerdeki üreme, beslenme ve konaklama alanlarına bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu göç yollarındaki herhangi bir kesinti türlerin hayatta kalmasını doğrudan tehdit ediyor.

Raporda, yalnızca habitat kaybı ve iklim değişikliğinin değil, hastalık salgınlarının da göçmen türleri etkilediği belirtiliyor. Özellikle yüksek patojenli kuş gribi son yıllarda göçmen kuşlar ve bazı deniz memelilerinde toplu ölümlere yol açtı. Öte yandan yol ağları, demiryolları, boru hatları ve çitler gibi altyapı projelerinin göç yollarını parçalayarak gazel ve antilop gibi kara memelilerinin mevsimsel hareketlerini engellediği ifade ediliyor.

Rapora göre, en ağır kayıplardan biri göçmen tatlı su balıklarında yaşanıyor. Living Planet Endeksi verilerine göre bu balıkların popülasyonu 1970’ten bu yana ortalama yüzde 81 azaldı. Barajlar ve nehirlerin düzenlenmesi göç yollarını keserek bu düşüşün başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Amazon, Mekong, Kongo ve Nijer gibi büyük nehir havzaları hidroelektrik projeleri nedeniyle artan baskı altında. Köpekbalıkları ve vatozların popülasyonları da 1970’ten bu yana yaklaşık yarı yarıya azaldı.

Raporda tüm olumsuz tabloya rağmen başarılı koruma örneklerine de yer veriliyor. Orta Asya’da saiga antilopu, kaçak avcılıkla mücadele ve habitat koruma çalışmaları sayesinde yeniden toparlanma gösterdi. Benzer şekilde doğada yok olan Scimitar boynuzlu oriks, Çad’da yeniden doğaya bırakılarak bugün 500’den fazla bireye ulaşan bir popülasyona kavuştu. Deniz kaplumbağalarının birçok yuvalama alanında da koruma programları sayesinde popülasyonların istikrara kavuştuğu veya artış gösterdiği belirtiliyor.

Bilim insanları dünya genelinde göçmen türler için önemli 9 binden fazla biyolojik çeşitlilik alanı belirledi. Ancak bu alanların yalnızca yüzde 52,6’sı koruma statüsüne sahip. Uzmanlar, göç yollarının korunması için uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Raporda, 2032 yılına kadar uygulanması planlanan Samarkand Göçmen Türler Stratejik Planı kapsamında küresel ölçekte daha güçlü adımlar atılması çağrısı yapılıyor.

Kelly Malsch, “Habitatların korunması, göç koridorlarının güçlendirilmesi ve insan kaynaklı baskıların azaltılması için acil adımlar atılmazsa, dünyanın en etkileyici hayvan göçlerinden bazıları bir nesil içinde tamamen ortadan kalkabilir” diye belirtti.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği