Telefon
WhatsApp
Erdal Erzincan Alevilerden özür diledi

Aleviliğin ibadet dilinin “Türkçe” olduğuna yönelik değerlendirmesini paylaşan sanatçı Erdal Erzincan, gelen tepkiler sonrası Alevilerden özür dilerken, deyişler ve semahların neden Türkçe icra edildiği üzerinden bilimsel araştırmaların yapılması ihtiyacını dile getirdi.

“Birlik ve hakikati arayış üzerine” başlıklı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın başında “Alevi canlardan” özür dileyen Erzincan, asimilasyona vurgu yaparken, Kürt müziğinin üretimi ve bugüne aktarımı üzerinden bir kıyaslama ile Alevilerde Türkçe kullanımının yaygın olmasının tek başına asimilasyonla açıklanamayacağı üzerinde durdu.

Bilimsel yaklaşımı önceleyen araştırmalar yapılması ihtiyacını dile getiren Erzincan’ın “muhabbet ve hakikat” arayışında ısrar vurgusuyla sonlandırdığı açıklaması şöyle:

“Öncelikle böyle hassas bir konuda düşüncelerimi paylaşırken, istemeden kırdığım gerçek Alevi canlardan özür dilemek isterim. Amacım kimseyi üzmek ya da ayrıştırmak değil; tam tersine birliğe katkı sunmaktır. Çünkü gerçek birliği sağlamak için bazı meseleleri konuşmak, tartışmak ve doğru bir zeminde ele almak gerektiğine inanıyorum. Benim tek niyetim gördüklerimi paylaşarak sahaya gidemeyen araştırmacılara doğru veri sunabilmektir. Gördüklerimi sadece müzikle ibadet eden Türkiye’deki Alevilerin erkanlarını dikkate alarak aktarmaya çalıştığımı da belirtmek isterim.

İçerde ve dışarda erkanlar

Alevi erkanlarının tarih boyunca iki farklı zeminde yaşatıldığını söylemek mümkündür: Biri içerde (evlerde, dergahlarda) yapılan cemler ve muhabbetleri; diğeri ise dışarda, toplumun gözü önünde gerçekleşen cenaze erkanlarıdır. İçerde yapılan cemler en korunalı alanlardı. Devlet baskısının en az hissedildiği bu ortamlarda gülbanklar ve dualar herkesin kendi dilinde söylenebilmiş; ancak deyişler ve semahlar büyük ölçüde Türkçe icra edilmiştir. Elbet bunun sosyolojik sebepleri vardır. Son yıllarda bazı aşıkların gayretiyle Kürtçe ve Zazaca örnekleri ortaya çıkmış olsa da bu birikimi tarihsel olarak geriye doğru ne yazık ki çoğaltamıyoruz.

Dışarda, yani cenaze erkanlarında ise devletin ve toplumun baskısı doğrudan hissedilmiş, bu yüzden asimilasyonun izleri daha belirgin hale gelmiştir.

Dil meselesi ve Kürt müziği karşılaştırması

Burada kritik bir nokta şudur: Eğer mesele sadece devletin Kürtlere uyguladığı baskılardan kaynaklansaydı, bugün Kürt müziği denen şeyden bahsedemememiz gerektirdi. Oysa dengbejler tüm baskılara rağmen oldukça zengin bir repertuvarı bugüne ulaştırabilmiştir. Dolayısıyla mesele tek başına asimilasyonla açıklanamayacak kadar karmaşıktır.

Bilimsel tartışmaya çağrı

Aleviler bu konuyu yüzyıllar boyunca örtbas ederek ya da geçiştirerek cevaplamayı tercih etmişlerdir. Ancak bugün farklı bir dönemdeyiz; artık bu mesele geçiştirilemeyecek kadar gün yüzüne çıkmıştır. Bu nedenle, politik kaygılardan uzak, bilimsel yaklaşımı önceleyen araştırmalara ihtiyaç vardır. Çarpık bilgilerle geleceğimizi karanlığa teslim etmemeliyiz.

Benim bu konudaki çabam yalnızca budur. Eğer niyetim farklı olsaydı, Kürt müziğini görmezden gelir; Kardeş Türküler, Yılmaz Çelik, Heme Haci gibi sanatçıların yanında yer almazdım. Yaptığım çalışmalar, bu niyetimin en açık göstergesidir.

Son söz

Bu süreçte yol dilinden uzak hakaretlere hatta ölüm tehditlerine maruz kaldım. Bununla ilgili söyleyebileceğim tek şey şudur: Herkes kendine yakışanı yaptı ve yapmaya devam ediyor. Yoldan bahsederken yol dilinden ne kadar uzak olduğumuzu da tartışmamız gerektiği açıkça ortaya çıkıyor. Benim dileğim bu yolun özünde olduğu gibi muhabbet ve hakikat arayışını sürdürebilmektir."

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği