Diyarbakır 9. Kitap Fuarı devam ediyor
Diyarbakır 9’uncu Kitap Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 18 Ekim’de kapılarını açtı. TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından düzenlenen fuarda, 31’i Kürtçe kitap yayımlayan toplam 200 yayınevi stand kurdu.
ŞENİZ EKEN / DİYARBAKIR
Fuarın ilk günlerinden itibaren yayınevleri ve yazarlar, Diyarbakır’daki kitap fuarının hem kültürel hem de toplumsal açıdan taşıdığı önemi vurgularken, bu yılki fuarın geçmiş yıllara göre ekonomik koşulların genel katılımı etkilediğini dile getirdi. Kürtçe yayınevleri ise katılımın istedikleri düzeyde olmasa da, özellikle Kürtçe yayınlara yönelik ilginin her geçen yıl arttığını, fuarın bölgedeki okur-yazar buluşmalarına büyük katkı sunduğunu ifade etti.
“Amed'de olmak büyük bir coşku”
Diyarbakır’da, yani Amed’de olmak bizim için her zaman büyük bir coşku diyen Belge Yayınları sahibi Sinan Zarakolu, “Bizim, yani yayınevi için bu fuar bir festival gibi. Ama bunun öncesinde ilk olarak, bizim hazırlığımızı ve çabamızı ortaya koymamız gerekiyor. Örneğin, buraya yetiştirdiğimiz bazı kitaplarımız vardı; o kitapların etkinliklerini ve yazar buluşmalarını organize etmemiz gerekiyordu. Birçok yazarımız da burada. Bunları başardığımız ölçüde fuar başarılı oluyor ve biz de bundan mutluluk duyuyoruz.
Tabii fuarın asıl yönünü unutmamak gerekiyor. Yani, yazarların ve kitapların okurlarla karşılaşmasını hatırda tutmak gerektiğini. Hafta sonu yaşanan yoğunluk içinde bunu doyurucu bir şekilde yaşadık. Etkileyici bir panelimiz oldu, imza günlerimizde güzel karşılaşmalar yaşadık. Ama dediğim gibi, ne kadar çaba sarf edilirse o kadar iyi sonuç alınabiliyor.
Ben her zaman Diyarbakır’daki okurun farkını görüyorum. Buradaki okur çok çeşitli okuyor; fuara farklı taleplerle, farklı sorularla geliyor. Hatta altını çizmekte fayda var: Sadece Diyarbakırlı okur diye sınırlandırmayalım. Çünkü, hafta sonu biz şunu gördük; takvimde bu fuarı işaretleyerek, çevre illerden hatta Kayseri’den gelen insanlar vardı. Diyarbakır bir metropol ve bu tür bir fuar etkinliği bu şehre gerçekten çok yakışıyor.”
Fuar programında, popüler kültür kitaplarının fazlaca talep görmesine ilişkin durumu değerlendiren Zarakolu, “Bu illa ki olacaktır. Her fuarda karşımıza çıkan bir durum. Kitap dünyasının genel damarlarını takip ettiğimizde de aynı tabloyu görebiliyoruz. Eğer, okurda böyle bir değişim ya da eğilim varsa, bunu sadece okur üzerinden mi, yayınevleri üzerinden mi, yoksa organizasyonu hazırlayanlar üzerinden mi okumalıyız? Öyle olduğu zaman yakar top oynarmışız gibi herkes topu birbirine atıyor gibi oluyor.”
Zarakolu, sosyalist yayınevlerinin fuardaki varlığına dair ise şunları söylüyor:
“Eğer gerçekten samimi bir enternasyonal damar tutturduysanız, burası olmazsa olmaz bulunmanız gereken bir yer. Çok açık ve net. Buradaki okur kimliğine saygı duymak gerekiyor. Asıl mesele orada düğümleniyor. Eğer bu buluşmayı sadece bir ‘alışveriş düzeyine’ indirgerseniz, bağlamdan kopmuş olursunuz. Bunun sürükleyicisi olan dev yayınevleri, yeterli miktarda büyük bir pazar var zaten. Bu hayatın bir gerçeği, ekonominin bir gerçeği. Ama bunun dışında kalan bizlerin, okurla birebir iletişim kurması gerekiyor. Çünkü fuarın anlamı burada yatıyor. İnsanlarla tanışırsanız, aynı göz hizasından bakıp konuşursanız süreç kendiliğinden yürür. Ama bizim dünyamızda da okuru ‘müşteri’ olarak görmeye başladığınız anda uğraş alanımız ortadan kaybolmuş oluyor. Büyük yayınevleri kendi pazarını zaten oluşturur; okur, klasik alacaksa İş Bankası’ndan, Dan Brown alacaksa başka bir kanaldan alır. Bunda da saygı duyulacak bir şey vardır. Ama bunun dışında olabilecek şey, bizim insanlar üzerinden yürüyen bir iletişim gerçekleştirmemizdir. Eğer bunu sağlayamazsak, fuarın anlamı kalmaz. Yoksa, insanlar internetten de kitap sipariş edebilir.”
"Toplumsal rüzgâr her şeyin belirleyicisi"
“Şu ana kadar fuarla ilgili ciddi bir teknik sorun yaşamadık. Standımız zamanında kuruldu, elektrik altyapımız sorunsuzdu, etkinlikler net bir şekilde ilerledi. Ama burada toplumsal rüzgâr her şeyin belirleyicisi oluyor. Hizmet sağlayıcıların daha iyi hizmet vermesini sağlayacak olan şey, talebin artmasıdır.
Elbette zorluklar var; özellikle iktisadi zorluklar. Herkes bu sorunlarla tek tek yüzleşiyor ve tek başına çözüm üretmesi mümkün değil. Ne TÜYAP tek başına çözebilir, ne de bizim gibi yayınevleri ya da yayıncılar. Ancak kafa kafaya verilirse, Diyarbakır Kitap Fuarı’nı daha canlı hâle getirebiliriz. Daha fazla okurun fuara gelmesini sağlamak, bunu bir kent festivali hâline dönüştürmek, kentin kültürel hafızasında yer edecek bir etkinlik hâline getirmek ancak birlikte mümkün. Eğer herkes birbirinden şikâyet ederse, hiçbir şey değişmez. Esas olan, birbirimizin gücünü tanımak ve iletişimi doğru kurmaktır. TÜYAP, Yayıncılar Birliği ve bütün paydaş yayınevleri bir araya geldiğinde, bu fuarın geleceğini güçlendirecek iradeyi oluşturabiliriz.”
“Kitap fuarını sahiplenmek önemli”
Sîtav Yayınevi yazarı Nesih Ağaç, fuardaki atmosferi ve okur ilgisini değerlendirdi. Balîstok Tepesi Şahidimdir isimli kitabı ile fuarda yer alan Ağaç, kitap satışının ötesinde fuarda bulunmanın politik bir anlamı da olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Kitap satışının dışında, burada bulunmak politik bir duruş sergileme açısından da önemlidir. Kitap fuarını sahiplenmek, insanların gelip görmeleri, dikkatle bakmaları, yorum yapmaları ve düşüncelerini paylaşmaları bizim için ayrı bir anlam taşıyor.”
Genç okurların ilgisinin iyi olduğunu söyleyen Ağaç, Kürtçe kitaplara da giderek artan bir ilgi olduğunu dile getirdi:
“Şu anda çoğunlukla Türkçe kitaplara yönelim var, ancak yavaş yavaş Kürtçe eserlere de ilgi artıyor. Bu da umut verici. Bizim de beklentimiz o yönde.”
"Umutluyuz, dilimize inancımız tam"
Wardoz Yayınları’nın editör ve yazarlarından Bahoz Baran, fuarın zamanlamasının erken olduğunu ifade ederek:
“Fuarın açılış zamanı bana çok erken geldi. Bir ay sonra yapılmaya başlansaydı daha iyi olurdu. Bunun dışında ekonomik kriz var, bu kriz kitap satışı için büyük bir sorun. İnsanlar kitap alamıyor; kitap almak artık bir lüks hâline gelmiş durumda. Ayrıca, fuarın reklam ve tanıtımı az yapıldı. Dijital çağdayız ve insanların ilgisi artık kitaplar üzerinde değil. Bunların hepsi fuara olan ilgiyi etkiliyor. Aynı şekilde gençlerin de, Kürtçe de olmak üzere, tüm kitaplara ilgisi azalmış durumda. Yine de umutluyuz; her şeyden önce güzel bir dilimiz var ve dilimize inancımız tam.”
“Fuarda çocukların travması, ekonomik engeller dikkate alınmalı”
Vesta Yayınları yazarı aynı zamanda Öteki Yayınevi'nin kurucusu Vedat Yeniçeri, Diyarbakır Kitap Fuarı’nı ve bölgedeki kitaplara olan ilgi üzerinden gözlemlerini paylaşarak, fuarı değerlendirirken ekonomik, sosyal ve kurumsal faktörlere dikkat çekti:
“Fuarda bir düşüş gözlemleyebilirsiniz; bunu genel olarak ekonomik sıkıntılara bağlıyorum. Bunun yanında fuarı ziyaret eden okurun, insanların beklentileri de değişiyor. Kimi kendi kitabını almak için gelir, kimi fuardaki sunumları tatmin edici bulmayabilir. Söyleşiler, sergilenen kitaplar, imza günleri okura hitap etmemiş olabilir. Ama bunlar sadece varsayım; asıl nedenleri daha derin. Genel olarak, başka şehirlerde de yapılan fuarlarda benzer düşüşler var. Ama Kürdistan ve Diyarbakır bölgesi farklı; bilgiye, kitaba, insan ilişkilerine duyarlı bir bölge. Bu beni şaşırtıyor.”
Yeniçeri, büyük yayınevlerinin etkisine ve ideolojik yönlendirmelere de değindi:
“Büyük yayınevlerinin varlığı, iş yapmadıkları anlamına gelmiyor; ancak yayıncılık devletin ideolojik ayaklarından biri hâline getirilmeye çalışılıyor. ‘Truva atı’ dediğimiz bazı banka yayınevleri de bunun başını çekiyor. Bu ayrı bir konu ve ayrıca gündeme alınması gerekiyor.”
Çocukların fuara katılımlarına dair deneyimlerini de paylaşan Yeniçeri, Ergani Belediyesi’nin düzenlediği fuarı örnek verdi:
“Fuara, okullardan öğrenciler geldi ve aileler arasındaki ekonomik farklılık herkesin malumu. Ergani Belediyesi de yakın zamanda bir kitap fuarı yaptı ve Eğitim-Sen ile ortaklaşarak düzenlediği fuarda büyük bir özveri gösterdi. Belediye, yazarların ve yayıncıların yol, konaklama ve yemek masraflarını karşıladı. Kargo dışında her şey sağlandı. Bunların hepsinden daha önemli olan, belediyenin çocukların travma yaşamaması için hassasiyet göstermeleriydi. Bazı çocuklar parası olduğu için kitap alabiliyor, bazıları alamıyor ve bu durum bir travmaya dönüşebiliyor. Belediye, her bir çocuğa 200 lira değerinde çek dağıtarak, zengin-fakir ayrımı olmaksızın herkesin kitap almasını sağladı. Dört gün süren fuar, ilk gün yağmur nedeniyle açılmasa da, sonrasında olağanüstü bir yoğunluk görüldü. Tüm yayıncılar çok mutlu oldu.”
İleride düzenlenecek fuarlar için önerilerini de aktaran Vedat Yeniçeri:
“Bütün belediyeler, valilikler ya da başka kurumlar, çocukları fuar alanına taşırken onların travma yaşamamasını göz önünde bulundurmalı. Fuarlarda, yayıncılar arasında konumlanış farkı da fazla. Bazı yayınevleri kültür yayıncılığını misyon edinmişken, bazıları popüler kültür ve ticarî amaçlı çalışıyor. Ve ne yazık ki, bölgede kültür yayıncılığına öncelik verilmesi gerekirken, bu fuarda da popüler kültüre hizmet eden yayınevleri var. Tabii bu ticari bir aktivite, TÜYAP’ın yaptığı bir iş. Durum böyle olunca, geçen yılki fuarla kıyasladığımızda, birçok küçük yayınevinin bu yıl olmadığını görüyoruz. Bu yayınevlerinin olmamasının yegâne nedeni ekonomik. Fahiş kiralar, maliyetler ve ticari yaklaşım, küçük yayınevlerinin işini zorlaştırıyor. TÜYAP bu işe tamamen ticarî baktığı için, özellikle bölgedeki belediyelerin, altyapıyı kurarak bu mekânda sembolik rakamlarla yer kiralama imkânı sağlamalı. Böylece, fuara kültür yayıncılığı yapan yayınevleri daha fazla katılabilir. Bu çok önemli bir konu.”
Diyarbakır 9. Kitap Fuarı, yayınevleri ve yazarların vurguladığı üzere, katılım önceki yıllara göre düşük olsa da okur ilgisi ve umut hâlâ canlı. Kürtçe yayınlara artan ilgi, genç okurların merakı ve yayınevlerinin birebir iletişim çabaları, fuarın kültürel ve toplumsal önemini ortaya koyuyor. Fuar, 26 Ekim'e kadar Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde, imza günleri, söyleşi ve paneller ile devam edecek.




Benzer Haberler
3. Amed Uluslararası Film Festivali sinema dünyasına ev sahipliği yaptı
8 yılın ardından Amed Film Festivali: "Dünya hikayelerle bir araya geliyor"
Diyarbakır’da 3. Amed Uluslararası Film Festivali başlıyor
Diyarbakır’da 3. Amed Uluslararası Film Festivali başlıyor
Gazeteci Ramazan Öztürk: " Tanık olduktan sonra artık hiçbir sessizlik masum değildir"
‘Barışa öncülük’ onur meydanında anlam kazandı
Diyarbakır 9. Kitap Fuarı devam ediyor
Diyarbakır Eşbaşkanı Hatun’dan Koma Amed konserine davet