Telefon
WhatsApp
Amed'in ve Kürtlerin dikkatine: Bu sadece bir konser değil…

Aram Amed / Analiz

Kürt mücadelesi ve verilen bedellere dair söz kurmak o kadar kolay değil… Ancak o bedellerin bizden beklentisi ‘düşmana’ karşı net bir duruş ve net bir tablonun sunumunu yapmak. O yüzden bu sunumu ‘Amed’ için Koma Amed konserinde göstermemiz gerekiyor. Hazır bir fırsat bulmuşken...

Bunu niye anlatma ve dile getirme gereği hissettik. Çünkü en net haliyle faşist zihniyet, Kütlerin en kalabalık olduğu anlarda çıldırıyor. Onları çıldırtmak bir görevdir her Kürt için. Ancak en önemli ve kutsal görev ise ‘Kürt bedelini’ sahiplenmektir. Kürdüm dediğinde rahatsız olanları 25 Ekim’de rahatsız etmek için Newroz alanında olmak lazım.

Koma Amed bu topraklarda doğdu.

Kürt gençliğinin kalbinden, devrimci bir çağrının, kimliğini ve varlığını inkar eden düzene karşı direnişin notasından filizlendi.

Ve sonra, faşizmin nefesiyle, yasakların, gözaltıların ve sürgünlerin karanlığında, kendi halkının yüreğini cebine koyup bu topraklardan gitmek zorunda kaldı.

Ama hiçbir şarkı yarım kalmadı ve kalmaz da…

Kürt halkı gibi, Koma Amed de yarım bırakılan bir hikâyeyi tamamlamak için şimdi yeniden dönüyor, adını aldığı kente, Amed’e.

Bu sadece bir konser değil.

Bu, bir halkın 50 yıllık direniş belleğinin, yasaklı dilinden, yakılan kasetlerinden, yasadışı ilan edilen melodilerinden süzülen bir hatırlayıştır.

Koma Amed’in 30 yıl sonra yeniden Amed’de sahneye çıkması, bir müzik grubunun dönüşü değil; Kürt halkının kültürel varoluşunun yeniden ayağa kalkmasıdır.

Bu konser, kimliğin, hafızanın ve inancın yeniden ses bulduğu andır.

Çünkü onlar sadece “şarkı söyleyenler” değildi; onlar, “Kürt olmanın su gibi, hava gibi meşru olduğunu” melodilere işleyenlerdi.

Onlar gittiğinde, sadece bir grup değil; bir kuşağın sesi, bir halkın nefesi sürgüne gitmişti.

Ve şimdi, o ses geri dönüyor.

25 Ekim’de, saat 18.00’de Newroz Park, sadece bir konser alanı değil, bir buluşma meydanı olacak.

O gün, her Kürt, kendi hikayesinin bir notasını oraya götürmeli.

Çünkü o sahnede yankılanacak olan, sadece Koma Amed’in sesi değil; Bakur, Başûr, Rojhilat ve Rojava sesi olacak.

Bu yüzden bu buluşma, sadece bir etkinlik değil; onur ve gurur meselesidir.

Çünkü halklar, geçmişini alkışlayabildiği kadar özgürleşir.

Ve 30 yıl sonra, o alkış, sadece müziğe değil… Direnişe, hafızaya, kimliğe, onura gidecek.

Koma Amed dönüyor.

Amed hazır mı?

Hazır değilse de kendini hazırlasın ve güçlü bir şekilde katılım göstersin. Dedik ya bu bir onur ve gurur ile bir halkın mücadelesinin gövde gösterisidir.

En basit haliyle bu gövde gösterisini tüm bedellere armağan etmek için yapmalıyız.

Işıklar ve şarkılarımız bizi istemeyenlere en sert yanıtımız olsun kalabalığımızla….

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

E-Bülten Aboneliği